Termodinamik | Kasım-2022 | Sayı: 363

istedin hanım?” Kadın cevap vermiş: “İn aşağı sana göstereceğim!” Bakkal şaşkın tabii… “Deli misin hanım? Ne yaptım ben sana?” Halbuki bizimki şekeri gösterecek, dökülmesin diye avucunu sıkıca kapalı tutarak bakkala doğru elini sallıyor, tehdit gibi… Daha böyle bir sürü hikayeyi yazmak istiyorum… Hem öğrenme hem eğlence ile geçen okul yılları Ortaokulu ve liseyi Isparta’da okudum. Merkez Ortaokulu’nun ardından Şehit Ali İhsan Korkmaz Lisesi Fen Bölümü’nden mezun oldum. Her zaman sayısal derslere daha yatkındım. Sınıfın iyi talebeleri arasındaydım. Ama çok iddialı ya da çok hırslı olmadım hiç. “İnek öğrenci” profilinde değildim, okuldan kaçıp sinemaya yahut pastaneye -bizim için kafe, o zaman öyleydi- gitmişliğim de vardı. Yine de üniversite imtihanında çok iyi bir puan aldım ve bugünkü adıyla Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’ne 2. sırada girdim. Bizim en büyük şansımız şuydu ki; yeni açılan üniversitelerde akademisyen kadrosu henüz oturmamış olduğundan büyük üniversitelerden hocalar gelirdi. Ben üniversiteye başladığımda da bize hep Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Doğan Özgür, Eser Kılıç gibi çok değerli hocaları geldi… Biz onlardan eğitim aldık. Isı ve Enerji opsiyonunu da bu hocalar sayesinde sevdim ve seçtim, sonrasında da eğitimimin devamı ve meslek hayatımın tamamında bu alanda kaldım. Sonrasında Isparta yaşamım bitti ve aldığımız bu eğitim sayesinde de, Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi’nde yüksek lisansımı ve İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde doktora derslerimi hiç sorun yaşamadan tamamladım. Alfenaş ile iş yaşamına atılan ilk adım Doktoradan arkadaşlarımla çok keyifli zamanlar geçirdim. Bu süreçte akademisyen olmak istemediğimi fark ettim ve akademisyen olmaktan vazgeçip 1990 senesinde İzmir’de, o zamanlar Alarko kuruluşlarından Alfenaş’ta teknik büroda satış mühendisi olarak bu sektöre adımımı attım. Bu süreçte otomasyonda Almüd ile üretim tarafında Alsac ile çalışma fırsatı buldum. İstanbul’daki ve Ankara’daki Alfenaş’ta çok değerli birçok insan tanımıştım. O zaman İzmir Dokuz Eylül Hastaneleri yeni yapılıyordu, bu projeden sorumluydum. Projeyi Celal Okutan üstlenmişti. O zamanlar şimdiki gibi cihaz seçim programları yoktu. Sadece bir departmanda bir adet bilgisayarımız vardı ve onu kullanan kişiye elle hazırladığımız tekliflerimizi verirdik, o girerdi bilgisayara. Hepimiz tekl ifleri sıralardık masasına, sıramızın gelmesini beklerdik. O zamanlar projeler pafta olarak gelir, santraller, chillerler, kazanlar, pompalar, fan coiller gibi tüm cihazlar çıkarılır, elle hesaplanarak seçim yapılır ve bilgisayara girilirdi. Biz müşterilerimize gideceğimiz zaman da dünya kadar katalogla gezerdik. Bir de şimdilerde şirTERMODİNAMİK • KASIM 2022 53

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==