Termodinamik | Ağustos-2022 | Sayı: 360

08 2022 . Ayda bir yayımlanır • Ağustos 2022 • Yıl: 30 • Sayı: 360 • 25 TL.• ISSN:1302-8065 • www.termodinamik.info SÖYLEŞİ “İklimDeğişikliği Denilen Zamanımızın Bir Numaralı Savaşını Kazanmalıyız” SÖYLEŞİ Tunç Korun ÇEVİRİ Pompa Hızını BirTasarım Değerlendirmesi Olarak Kullanmak ÖZEL BÖLÜM Sektörün Hafızası Su Kısıtlı Ortamlarda Proses Soğutma Performansının Optimizasyonu

www.doguiklimlendirme.com SON IRMAK KURUMADAN, SON AĞAÇ YOK OLMADAN, SON BUZUL ERİMEDEN… DÜNYANIN HAVASINI DEĞİŞTİRİN.

Viessmann 2,6-7 kW kapasite aralığında Vitoclima 200-S/HE High Seasonal, Pro ve Dynamic serisi duvar tipi split klimalar, 7-14 kW kapasite aralığında Vitoclima 100-S, 200-S ve 242-S ve 333-S ticari tip split klimalar, 5 iç üniteye kadar tek dış üniteye bağlanabilen Vitoclima 300-S/HE Free Joint DC Inverter çoklu-multi split-klimalar ve maksimum 272 kW (104 HP) dış ünite kapasitesine sahip Vitoclima All DC Inverter VRF klima sistemleri eksiksiz bir ürün programı ve her ihtiyaca uygun çözümler sunmaktadır. www.viessmann.com.tr Vitoclima Viessmann’dan her ihtiyaca uygun klima programı Vitoclima ürün programı: Vitoclima 100-S / Vitoclima 242-S ve 333-S / Vitoclima 200-S/HE bireysel ve ticari split kimalar Vitoclima 300-S/HE Free joint çoklu sistem klimaları Vitoclima 444-S ve 333-S ALL DC INVERTERVRF klima sistemleri

Editörden kaydırılabilir. Kaybettiğimiz ormanları geri kazanarak da bu gidişatı yavaşlatabiliriz. Tüm dünyada 350 milyon hektar orman alanı geri kazanılırsa bu tarihi 8 gün erteleyebiliriz. Bu da geri kazanılacak her 45 milyon hektar orman alanı ile, Limit Aşım tarihinin 1 gün ötelenebileceği anlamına geliyor. İklim krizi konusunda en kritik sektörlerden biri de enerji sektörü. Yenilenebilir kaynakların kullanımını artırmak ise artık kaçınılmaz hale geldi. Enerji analisti ve karbonsuz bir enerji ekonomisine geçişle ilgili yeni bir kitap olan “The Energy Switch”in yazarı Peter KellyDetwiler; “Yenilenebilir enerji, şu anda mevcut olan ekonomik açıdan en rekabetçi güç” diyor. ABD’de yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektrik miktarı Nisan ayında %28 ile rekor kırdı ve bu, yenilenebilir enerjinin ABD enerji piyasalarında ne kadar önemli hale geldiğini gösteren çığır açan bir rakam. China Renewable Energy Engineering Institute (CREEI) verilerine göre de 2022 yılında 100 GW kapasitesine varan yeni güneş enerji tesisi kurulacak. Bu,10 yılda 28 kat artış anlamına geliyor. Almanya Başbakanı Olaf Scholz Berlin'de düzenlenen 13. Petersberg İklim Diyaloğu Toplantısı'nda “Yenilenebilir enerji hepimizin çıkarınadır. Bu, iklimin de çıkarınadır. Önümüzdeki 5 yıl içinde ekonomi kuruluşlarıyla birlikte iklim koruması ve yenilenebilir enerji için 600 milyar euro yatırım yapacağız. Sanayimizi iklim nötr yapmak istiyoruz." dedi. Yenilenebilir enerji pazarı Türkiye’de de hareketli. Ama daha somut ve daha hızlı adımlara ihtiyacımız olduğu, inkar edilemez bir gerçek… Dünyayı kurtarmanın başka bir yolu yok… Daha az tüketmek, daha çok yenilenebilir kaynak kullanmak, mevcut kaynaklardam maksimum verim elde etmek, artık hem bireylerin hem de hükümetlerin mecburiyeti. Şöyle söylemek belki daha doğru; dünyayı kurtarabilecek süperkahramanlar aaramaya gerek yok, çünkü o süperkahramanlar bizleriz. Hepimiz… Bunun bilinci ile hareket edersek, çok şeyi değiştirebiliriz. ünya üzerindeki yenilenebilir kaynaklar ile insanların bu kaynaklara yönelik talebini değerlendiren araştırmalar yürüten Küresel Ayak İzi Ağı’nın (Global Footprint Network) verileri, dünyamızın bize sunduğu 1 yıllık doğal kaynakları, bu yıl, 28 Temmuz itibarıyla tükettiğimizi gösterdi. Bu tarih, 2021 yılındaki tarihin bir gün öncesi. Bugünden itibaren, dünyanın yıl içinde yenilenebilme kapasitesinden fazlasını tüketmeye başlayacağız. Başka bir deyişle geleceğimize borçlanacağız. Küresel Limit Aşım Günü, hesaplanmaya başlandığı 1970’lerden bu yana sadece 2020 yılında, pandemi kısıtlamalarının etkisiyle üç hafta ileri kaymıştı. Ne var ki bu değişiklik kısa ömürlü oldu. Pandeminin ardından, iklim krizinin neden olduğu aşırı hava olayları ve Ukrayna-Rusya savaşı ile gelen kriz koşulları da doğal kaynakların geleceğimiz için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Son dönemde yaşanan bu krizlerin ardından toplumsal ve ekonomik iyileşme ancak ekolojik kaynakların verimli kullanımıyla mümkün. Oysa insanlık olarak ekosistemlerin yenileyebileceğinden %75 daha fazla doğal kaynak kullanıyor ve “1.75 Dünyamız” varmış gibi tüketiyoruz. Yarım yüzyılı aşkın süredir dünyanın limitini aşarak tüketmemizin sonucunda küresel çapta biyolojik çeşitlik kaybı, atmosferde sera gazı artışı, gıda ve enerji krizleri doğuyor. Ayrıca sıcak hava dalgaları, kuraklık, aşırı hava olaylarının etkisiyle büyük orman yangınları, seller gibi afetlerle daha sık karşı karşıya kalıyoruz. Hâlbuki gidişatı tersine çevirmek mümkün olmakla kalmayıp karar vericilerin işini kolaylaştıracak ekonomik faydalar da sunuyor. Küçük değişikliklerle Limit Aşım tarihini ötelemek mümkün. Küresel Ayak İzi Ağı hesaplamalarına göre alınabilecek en etkili önlemlerden biri otomobil kullanımını azaltmak. Otomobil kullanımı kaynaklı karbon ayak izi %50 azaltılıp, bu mesafenin üçte biri toplu taşıma, kalanı da yürüyerek veya bisikletle kat edilirse Dünya Limit Aşım Günü 13 gün ötelenebilir. Tüm dünyada gıda israfı yarı yarıya azaltılırsa Limit Aşım Günü 13 gün daha ileri D Gökçen Parlar Ünal gokcenparlar@dogayayin.com Dünyayı kurtarabilecek güce sahip olduğunuzu biliyor musunuz?

İçindekiler / Haberler Sektörün Hafızası 6 44 47 Ağustos 2022 Söyleşi: “Başarı, kolektiftir, sürdürülebilir ve geleceğin hizmetinde olmalıdır” Hatırlayalım: Emel Kazan ve Makine Sanayi Kimler geldi... Kimler geçti... Prestijli Projelerde ISK Sektörü AYLIK BİLİMSEL TEKNİK SEKTÖR DERGİSİ www.termodinamik.info Sahibi Asrin Bakır Gerçek asrinbakir@dogayayin.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dr. Oya Bakır oyabakir@dogayayin.com Genel Yayın Yönetmeni Gökçen Parlar Ünal gokcenparlar@dogayayin.com Dijital Teknolojiler Danışmanı Cenk Gerçek cenkgercek@dogayayin.com Reklam Grup Başkanı Asrin Bakır Gerçek asrinbakir@dogayayin.com ReklamMüdürü Emin Deniz Demirek denizdemirek@dogayayin.com Abone ve Okur Sorumlusu Diler Sunay abone@dogayayin.com Grafik Elif Cankan Ulaştırma ve Dağıtım Yavuz Erdoğan Yayımlayan Doğa Yayıncılık ve İletişim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. Yönetim Yeri Ali Nazım Sok. No: 30 Koşuyolu 34718 Kadıköy / İSTANBUL Tel: (0216) 327 80 10 pbx Faks: (0216) 327 79 25 www.dogayayin.com ISSN: 1302-8065 2022 © Doğa Yayıncılık Ltd. Şti. Bedeli: 25 TL. Yıllık Abone Bedeli: 250 TL. Baskı ve Cilt ŞAN OFSET MATBAACILIK SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Adres: Hamidiye Mah. Anadolu Cad. No: 50 Kağıthane/İstanbul Tel: 0212 289 24 24 Tüm Türkiye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yerel süreli yayındır.

Makale Çeviri Söyleşi 62 60 64 “İklim Değişikliği Denilen Zamanımızın Bir Numaralı Savaşını Kazanmalı, Endüstri Olarak Bu Zorluğu Anlamalı Ve Yanıt Vermeliyiz” Su Kısıtlı Ortamlarda Proses Soğutma Performansını Optimize Etme Pompa Hızını Bir Tasarım Değerlendirmesi Olarak Kullanmak REKLAM DİZİNİ AKİ ALİZE 9 BAYMAK 1 BOGENN 33 CHILLVENTA 2022 ÖKİ CONDAIR 27 ÇUKUROVA ISI 72 DAIKIN ÖK DOĞU İKLİMLENDİRME 37 EUROVENT SUMMIT 13 FRİGODUMAN 23 İSİB AK KAZANCI 43 LÖSEV 39 MEKTES 2022 15 RESTERM 25 SENTEZ 11 STANDART POMPA 41 THE BIG 5 SHOW DUBAI 29 ÜNTES 19 VESTEL 2 VIESSMANN 20 26 38

Haberler Alarko Carrier, Her Yılın Temmuz Ayında Klimanın İcadını Kutluyor A larko Carrier, hayatlarımıza büyük konfor sağlayan klimanın icadını her yıl Temmuz ayında, buluşun mucidi Willis Carrier’ı anarak kutluyor. Günümüzde özellikle yaz aylarının bunaltıcı sıcaklarında bize kolaylık ve konfor sağlayan klima, tam 120 yıl önce New Yorklu elektrik mühendisi Willis Carrier tarafından icat edildi. Bugün evlerimizde kullandığımız modern klimaların işleyişinin temeli, Carrier'ın 1902 yılında tasarladığı sistem üzerinden çalışmaya devam ediyor. Sıcaklık kontrolü, nem kontrolü, hava sirkülasyonunun kontrolü, havalandırma işlemi ve havayı temizleme işlemini kapsayan sistem, bir matbaa şirketinin nem problemine çözüm olmak adına geliştirilmişti. Bunun yanı sıra tren istasyonlarında oluşan sisi dağıtmak adına soğutma sistemi olarak da kullanıldı. Böylece modern klima sisteminin temeli atılmış oldu. 1902 yılında modern klima sistemini tasarlayan Willis Carrier, 1913 yılında büyük alanları soğutmak adına klima sistemi geliştirdi. Modern klimanın mucidi olarak bilinen Willis Carrier; geliştirdiği sistemin patentini 1906 yılında aldı. 1915 yılında Carrier Mühendislik şirketini kuran Willis Carier, günümüzde evlerimizde soğutma ihtiyacında can simidi olarak sarıldığımız ev tipi klimaları ise 1926 yılında geliştirdi. Ürünün kullanım alanının artması ile daha da büyüyen Carrier Mühendislik, Brunswick- Kroeschell ve York Isıtma & Havalandırma şirketi ile birleşerek kapsamını genişletti. Klimanın buluşu, birçok farklı alanın gelişmesine de ön ayak oldu. Tiyatro ve sinema alanlarının daha soğutulması yaz aylarında da seyircilerin gelmesine sebep olurken, sıcaklık ve nem kontrolü sayesinde alışveriş merkezlerini gezilebilir kıldı. Carrier'ın ilk büyük müşterileri arasında Beyaz Saray ve New York'taki Madison Square Garden vardı. Bugün, birçok evin vazgeçilmezi olan klimanın doğuşu Willis Carrier’ın iklimlendirme tasarımını yarattığı gün olan 17 Temmuz günü olarak kabul ediliyor. 6 TERMODİNAMİK • AĞUSTOS 2022 ODE Yöneticilerinden İlk 6 Ay Değerlendirmesi T ürkiye’de ve ihracat yaptığı altı kıtadaki 75’in üzerinde ülkede yalıtım sektörünün önde gelen şirketlerinden biri olan ODE Yalıtım, bu yılın başında 20222024 yıllarını kapsayan üç yıllık strateji planını açıklamıştı. Şirketin üst düzey yöneticilerinin, paydaşların da görüşlerini alarak hazırladığı planının ilk 6 ayını değerlendirmek üzere bir toplantı düzenlendi. Sapanca’da gerçekleşen iki günlük toplantıya ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan’ın yanı sıra yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticiler katıldı. Yerelden çıkıp global bir marka olma hedefiyle ilerleyen ODE’nin sürdürülebilir, rekabetçi ve kapsayıcı büyümeyi esas aldığını ifade eden ODE Yalıtım Strateji Komitesi Üyesi Özgür Kaan Alioğlu, “Bu hedef doğrultusunda R-Flex markalı elastomerik kauçuk köpüğü ısı yalıtım ürünü üretiminde kapasitemizi artırmak için Eskişehir’de kurduğumuz tesiste artık sona yaklaştık. Bu tesisle birlikte üründeki kapasitemizi yaklaşık dört kat artırarak, toplam yıllık 18 bin ton kapasiteye çıkaracağız. Böylece Çin ile Almanya arasındaki coğrafyada teknik yalıtımdaki en büyük üretici konumuna geleceğiz. Kauçuk ve membranda kapasitemizi artırırken, taş yünü ürünümüz için de yeni yatırım planlıyoruz” diye konuştu. Alioğlu, geleceğin ODE’sini kurgulamak üzere insan kaynağı, dijitalleşme, Ar-Ge, verimlilik ve sürdürülebilirlik çalışmaları yapacaklarını da sözlerine ekledi. ODE Yalıtım’ın yeni dönem stratejisi kapsamında yurt içi ve yurt dışı yatırımları, üretim kapasitesi, Ar-Ge, insan kaynakları, dijitalleşme, tedarik, dağıtım kanalları, ihracat, satış ve pazarlama alanlarında toplam 13 maddelik bir aksiyon planı oluşturuldu. Stratejinin odağında ise insan, teknoloji, katma değerli büyüme ve yeşil dünya yer alıyor.

Haberler TERMODİNAMİK • AĞUSTOS 2022 7 Viessmann, Polonya'daki Yeni Isı Pompası Tesisi için 200 Milyon Euro Yatırım Yaptı S ürdürülebi l i r ikl im ( ısıtma, soğutma, su ve hava kalitesi) ve yenilenebilir enerji çözümlerinde dünyanın önde gelen tedarikçilerinden biri olan Viessmann Grubu, en büyük iş alanı olan İklim Çözümleri için Polonya'nın Legnica kentinde yeni bir üretim tesisi kuruyor. Aile şirketi, ilkbaharda duyurduğu gibi, önümüzdeki üç yıl içinde ısı pompalarının ve yeşil iklim çözümlerinin genişletilmesi için 1 milyar Euro'luk tarihi rekor bir yatırım planlıyor. Polonya'daki yeni tesise 200 milyon Euro’nun üzerinde yatırım, şirketin yeşil iklim çözümleri atılımının önemli bir bileşeni ve mevcut ısı pompası tesislerini tamamlayacak. Viessmann'ın yeni tesisi, maksimum verimli teknolojiyle, iklim koruması için sürdürülebilir çözüm portföyünün temel bir unsuru olarak ısı pompalarının yaygınlaşmasını ivmelendirecek. Isı pompalarının yanı sıra Viessmann, elektrik depolama, güneş enerjisi ve bölgesel ısıtma kapasitelerinin genişletilmesi için de sürekli olarak çalışıyor. Örneğin, Almanya dahil olmak üzere ek Avrupa lokasyonlarına daha fazla yatırım yapılması planlanıyor. Viessmann, iklim çözümü atağı ve Legnica'daki yeni tesisi ile Avrupa'nın jeopolitik enerji bağımsızlığını güçlendirmeye önemli bir katkı sağlıyor. Doğal soğutucu akışkanlara dayalı yüksek verimli ısı pompaları ile yaklaşık 50.000 metrekarelik yeni binası, 105 yıllık şirketin iklim değişikliği ve fosil yakıtlara bağımlılıkla mücadelede kilit rol oynayacak. Bina ve kullanılacak teknolojiler, otomasyon ve sürdürülebilirlik konusunda yeni standartları belirleyecek. İnşaatın 2023 yılında tamamlanması planlanıyor. Yeni tesis gelecekte 1700 kişiye istihdam sağlayacak. Gelecek nesiller için yaşam alanları yaratmak söz konusu olduğunda, Polonya, yaklaşık 2000 çalışanı ile Viessmann için kilit bir rol oynamaktadır. Şirketin en büyük bölümü olan Viessmann İklim Çözümleri, Polonya'da halihazırda 1500 kişiyi istihdam ediyor. İkinci iş birimi olan Viessmann Soğutma Çözümleri’ne planlanan tesis açıldığında 2023'te 150 kişiye daha katılacak. Büyük, küresel Viessmann ailesi, Kospel veya ETX gibi portföy şirketleri aracılığıyla, Polonya'dan elektrik tabanlı ısıtma çözümleri ve bölgesel ısıtma alanlarında da geniş yeşil çözümler portföyünü yönetiyor. Yeni Viessmann tesisi tamamlandığında, Orta ve Doğu Avrupa'daki pazarlara ısı pompası tedarikine önemli ölçüde katkıda bulunacak. Sonuç olarak şirket sadece enerji geçişinin başarısına değil, aynı zamanda fosil yakıtlardan, özellikle Rus gazından bağımsızlığa da katkıda bulunacak. Yeni üretim tesisinin verimliliğine ve sürdürülebilirliğine de özel önem verildi. Viessmann, 20 yılı aşkın süredir Legnica'da sistem bileşenleri ve ürünleri, özellikle de küresel enerji ve iklim politikası hedeflerine ulaşmak için çok önemli olan ısı pompaları üretmektedir. Orada yirmi yılda kazanılan iyi deneyim, yeni lojistik merkezi için bir yer ararken mevcut binaları genişletmeye ve kısmen yeniden inşa etmeye karar vermenin nedeniydi. Haziran ayında yakın çevrede “Viessmann Soğutma Çözümleri” iş alanının temel taşı atılmıştı. Şirketin en büyük ve en önemli iki iş alanı olan İklim Çözümleri ve Soğutma Çözümleri’nin yerel yakınlığı, yalnızca büyük yatırım sinerjilerinin kullanılmasına izin vermekle kalmayacak, aynı zamanda standartların geliştirilmesini de kolaylaştıracak.

Haberler 8 TERMODİNAMİK • AĞUSTOS 2022 Daikin Türkiye 11 Yılda 27 Kat Büyüme Kaydetti D aikin, çevre ve enerji dostu ürünleri ile çift haneli büyümesini sürdürüyor. 2021 mali yılını 5 milyar 500 milyon lira ciro ile kapatan Daikin, doğrudan yatırımcı olarak Türkiye’de faaliyet göstermeye başladığı 2011 yılından bu yana 27 kat büyüme gösterdi. Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder, “Yeni dönemde de üretime ve çevre dostu ürünlerin Türkiye’de üretilmesi için yeni yatırımlar yapmaya, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika ülkeleri için lojistik üssü olmaya devam edeceğiz” dedi. Temmuz 2011 yılında doğrudan yatırımcı olarak Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan ve her yıl çift haneli büyüme kaydeden Daikin, 2021 mali yılını 5 milyar 500 milyon lira ciro ile kapattı. Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder, “2021 yılında pandemiye rağmen ciromuzu 2020 yılına oranla 2 kat artırarak hedeflerimizin üzerine çıktık ve ihracattan istihdama her alanda büyüdük. Böylece 2025 yılı hedeflerimize bir adım daha yaklaştık.” dedi. Önder, bu büyümede kullanıcıların enerji ve çevre dostu ürünleri tercih etmesi, tasarruf bilincinin gelişmesi gibi faktörlerin de etkili olduğunu vurguladı. 2025 Hedefi 755 Milyon Euro Nisan 2022 itibariyle yeni mali yılın açılışını yapan Daikin Türkiye’nin yeni sezona büyük bir moral ve motivasyon ile başladığını dile getiren Hasan Önder, şu değerlendirmeyi yaptı: “2021’e başlarken kendimize yüzde 20’lik bir büyüme hedefi koymuştuk. Ancak yıl boyunca gösterdiğimiz performansla pandemiye rağmen bunu aştık. Ulaştığımız 5 milyar 500 milyon liralık ciro, aynı zamanda Daikin Türkiye olarak faaliyet göstermeye başladığımız günden bu yana 27 kat büyüdüğümüzü gösteriyor. 2020 yılında 2 milyar 800 milyon olan ciromuzu bu yıl yüzde 96 arttırarak 5 milyar 500 milyon TL yaptık. Şu anda 1.800 kişilik büyük bir aileyiz. Hedefimiz 2025 yılında tüm tedarik zincirindeki olumsuzluklara rağmen ciroda 755 milyon Euro’ya, istihdamda da 2.700 kişiye ulaşmak. Bu doğrultuda var gücümüzle çalışıyoruz.” Yatırımlar Devam Edecek Büyük projelerin tercihi olmaya 2021 yılında da devam eden Daikin VRV sistemleri ile konut tipi split klimaların satışlarda ağırlığını koruduğunu belirten Önder, “Isıtmada da büyük bir atılım yaptık. Bu çıkışı devam ettireceğiz” dedi. Önder, sözlerine şöyle devam etti: “Sakarya Hendek’deki fabrikamızda sürekli üretim kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Bu neden ile 25 Mayıs’da VRV dış ünite üretim tesisimizi açarak üretimimizin yüzde 70’ ini ihraç etmeyi hedefliyoruz. Bu üretim tesisinin açılması ile Türkiye, Ortadoğu ve Daikin Türkiye’ye bağlı Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Ermenistan, Tacikistan, Gürcistan, Kuzey Irak, Moğolistan, KKTC ülkelerine 100 milyon Euro’luk daha ek ihracat hedefliyoruz. Split klima ve kombi üretim tesislerimizde de üretim kapasitemizi artırarak Türkiye’de iklimlendirme sistemlerinin lojistik üssü olma hedefini gerçekleştiriyoruz. 2011 yılından bu yana yaklaşık 94 milyon Euro yatırım yaptığımız üretim tesislerimizde, 2025 stratejik hedeflerimiz doğrultusunda 80 milyon Euro’luk yatırım yapmayı planlıyoruz. Yüzde 100 Japon sermayesi ile Türkiye’de olan Daikin, güçlü Türkiye ekonomisine olan güvenini sürdürmekte ve Türkiye’yi lojistik üssü olarak konumlandırmaktadır” dedi. Daikin’in toplam cirodaki başarısının ihracata da yansıdığına dikkat çeken Önder, “Geçen yıl ihracat ciromuz yaklaşık 261 milyon Euro. Artık enerji verimliliği yüksek ve çevreye duyarlı ürünlerin pazar payının arttığı görülüyor. Bu neden ile bu pazarlarda da yüksek teknolojiye sahip ürünlerin kullanımının artacağını öngörüyoruz.” dedi. Önder, “Daikin Türkiye olarak Ortadoğu ve Türkiye’ye bağlı Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Ermenistan, Tacikistan, Gürcistan, Kuzey Irak, Moğolistan, KKTC gibi ülkeleri olmak üzere 44 ülkeye kombiden radyatöre uzanan geniş kapsamlı ihracat gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz bu pazarlardaki gücümüzü pekiştirmek ve 2025 yılında 500 milyon Euro ihracata ulaşmak” diye konuştu.

Haberler C M Y CM MY CY CMY K 10 TERMODİNAMİK • AĞUSTOS 2022 Daikin Türkiye, Doğru Soğutmanın Önemine Dikkat Çekti E ndüstriyel soğutma alanında sektörün öncü ismi olan Daikin Türkiye, tüm dünyada kutlanan “Dünya Soğutma Günü” nedeniyle bir etkinlik düzenleyerek bu alanda faaliyet gösterenleri bir araya getirerek konuya dikkat çekmek istedi. Türkiye’de ilk kez düzenlenen ve ana teması “Doğru soğutma, gıdanı korur” olarak belirlenen ve Daikin Türkiye İklimlendirme ve DeneyimMerkezi’nde gerçekleşen buluşmaya Daikin Türkiye yöneticilerinin ve Çevre, Şehircilik ve İklimDeğişikliği Bakanlığı Sera Gazı Emisyonlarının İzlenmesi Daire Başkanı Volkan Polat’ın yanı sıra endüstriyel soğutma alanında faaliyet gösteren üreticiler, satın alma yöneticileri, yedek parça tedarikçileri, yatırımcıları, zincir market yöneticileri ve resmi kurumlardan temsilcileri olarak 53 kişi katıldı. Gıdaların sadece soğutularak değil, ‘doğru şekilde soğutularak’ korunabileceğinin önemine vurgu yapılan buluşmada, katılımcılara endüstriyel soğutma hakkında genel bilgilerin yanı sıra dünyadaki gelişmeler aktarıldı. Ev sahibi konumundaki Daikin yetkilileri de şirketin endüstriyel soğutma ve sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarından söz etti. Daikin’in endüstriyel soğutma alanındaki faaliyet ve bakış açısına değinen Daikin Türkiye Endüstriyel Soğutma Departman Müdürü Kıvanç Aslantaş: “Daikin, endüstriyel soğutma alanında bugün Belçika, İngiltere, İspanya, Avusturya ve İtalya'da üretim yapmaktadır. Tüm bu bölgelerde ve ülkelerde aktif şekilde çalışarak müşterilerimizin neler istediklerini anlıyor ve onların ihtiyaçlarını öngörebiliyoruz. Üretimimizi dünya genelinde birçok farklı bölgede yürütmemizin nedeni de budur. Ticari ve endüstriyel soğutma, Daikin’in en önemli faaliyet alanlarından biridir. -20°C'nin altında ve +43°C'nin üzerinde gerekli durumlarda özel uygulamalar ile çalışabiliyoruz. Benzer şekilde -45°C'nin altında evaporasyon (soğutma) ihtiyaçlarının karşılanması konusunda da destek olabiliyoruz. Bu proses standard ürün gruplarımızın dışında özel üretim gerektiren endüstriyel uygulamalar için de geçerlidir. Dünya nüfusu hızla artıyor, daha fazla enerji talebi oluşacak. Enerji talebi bugün ile 2050 arasında en az iki katına çıkacak. Aynı zamanda en azından CO2 emisyonlarını yarı yarıya azaltmak gerekiyor. Her türlü soğutma ihtiyacınız için mutlaka bir Daikin çözümü vardır.” dedi. Sürdürülebilirlik konusunda oldukça hassas davranan şirketin Yeşil Enerji ve Çevre Bölümü Koordinatörü Dr. Andaç Yakut ise soğutmanın yiyecekleri taze tutacağını, soğuk zincirin ise ürünlerin kalitesini ve besin değerini koruyarak ziyan olmasını engelleyeceğini belirtirken sera gazı emisyonları açısından, kaybedilen gıdanın her yıl yaklaşık 1,5 gigaton CO2 eş değerinde olduğu bilgisini verdi. Yakut, “Verimli, sürdürülebilir, doğru soğutma ve soğuk zincir teknolojilerinin kurulması gıda bozulmasına bağlı israfın önlenmesinde, sera gazı emisyonlarının azaltılmasında hayati role sahiptir. Soğuk zincir gıda kaybına ve israfına engel oluyor, bu sayede sürdürülebilirliğe büyük katkı sağlıyor. Birleşmiş Milletler, 2030 yılına kadar ulaşılacak 17 tane “Sürdürülebilir Kalkınma Amacı” belirledi. Daikin olarak biz de bu amaçlara hizmet edecek hedefler belirledik. Daikin, Dünya için değer yaratma hedefinden yola çıkarak globalde, sera gazı emisyonlarımızı net sıfıra indirmeyi hedeflediğimiz Çevre Vizyonu 2050’yi oluşturduk ve bunu da Fusion-25 stratejik yönetim planına dahil ettik. Biz, ürünlerimiz, çözümlerimiz ve havanın gücüyle sağlıklı ve güvenli hava ortamları sunarak hedefimize ulaşacağız” dedi. Dünyada Kullanılan Enerjinin Yüzde 4’ü Soğutma için Harcanıyor ISKAV, İSKİD ve SOSİAD’da çeşitli komisyonlardaki üyeliklerinin yanı sıra AREA delegesi olan Dr. Kadir İsa da konuk konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte Dünya Soğutma Günü (WRD) isimli organizasyonun hazırladığı uluslararası bildiriyi aktardı. Bu yıl düzenlenen temanın içeriğinde yer alan soğutmanın temel faydaları, soğutmanın günlük yaşamı nasıl etkilediği ve soğutma için kullanılan teknolojilerin geleceğimizdeki çevresel faktörleri nasıl desteklediği konusunda bilinçlendirmeyi amaçlayan bildiride “Doğru soğutma gıdanızı korur” mottosundan hareketle, küresel ısınmanın susuzluk ve açlık başta olmak üzere gelebilecek tehlikelere dikkat çekildi. Dr. Kadir İsa yaptığı konuşmada dünya genelinde soğutma sektöründe 12 milyon kişinin çalıştığını, dünyada yaklaşık 1.5 milyar adet ev tipi buzdolabı ve dondurucunun kullanıldığını söyleyerek dünyada tüketilen toplam enerjinin yüzde 4 kadarının bu alanda tüketildiği bilgisini verdi. İsa, “2014'ün sonunda dünya çapında tahmini bin 200 güneş enerjisiyle çalışan soğutma sistemi kuruldu. Dünya çapında kurulu güneş enerjisiyle soğutma tesislerinin yaklaşık yüzde 75'i Avrupa'da, özellikle İspanya, Almanya ve İtalya'da bulunuyor. Gelişmiş ülkelerde soğuk zincir eksikliğinden kaynaklanan gıda kayıpları, toplam gıda üretiminin yaklaşık yüzde 9'unu ve gelişmekte olan ülkelerde ise ortalama olarak yüzde 23'ünü oluşturuyor.” dedi.

Haberler 12 TERMODİNAMİK • AĞUSTOS 2022 İ İzocam, BM’nin “Sürdürülebilir Kalkınma” Fikrine Bütün Faaliyetlerinde Vurgu Yapıyor zocam, Birleşmiş Milletler’in (BM) Sürdürülebilir Kalkınma için belirlediği küresel amaçlara olan katkısını vurgulayacak şekilde, insan sağlığına ve çevreye duyarlılığını da ifade ederek ambalajlarını yeniden tasarlamaya devam ediyor. Yarı şeffaf beyaz olan İzocam Foamboard’un yeni ambalajlarında, ürünün Kalkınma Amaçlarına yaptığı katkılara yer vermenin yanında bu ürünün hekzabromosiklododekan, bromlu alev geciktirici (HBCD) içermediğine de vurgu yapılıyor. İzocam Foamboard ürününün yeni ambalajı, ürünün sürdürülebilirliğe ve BM’nin küresel amaçlarına doğrudan yaptığı 8 katkıya yer veriyor. İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, BM tarafından küresel iklim değişikliği ile mücadele kapsamında geliştirilen ve 2030 yılına kadar tamamlanması beklenen Sürdürülebilir Kalkınma için Küresel Amaçlar kapsamında İzocam Foamboard’un da katkısını ön plana çıkarmayı ve sektör profesyonelleri arasında farkındalığı artırmayı hedeflediklerini belirtti. Savcı İzocam Foamboard’un yeni ambalajı ile ilgili şunları söyledi: “İzocam, ürünlerinin sahip olduğu özellikler sayesinde şimdiye kadar Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma için belirlediği 17 küresel amacın pek çoğuna katkı sağlıyor. Ürünlerimizin insan sağlığına zararsız olması, enerji tasarrufu sağlaması ve sürdürülebilirliğe olan katkısı nedeniyle BM’nin 17 küresel amacı arasında yer alan ‘Sağlık ve Kaliteli Yaşam’, ‘Erişilebilir ve Temiz Enerji’, ‘İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme’, ‘Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı’, ‘Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar’, ‘Sorumlu Üretim ve Tüketim’, ‘İklim Eylemi’ ve ‘Amaçlar için Ortaklıklar’ gibi 8 önemli amaca ulaşılmasında üzerimize düşeni yapıyoruz. Ancak gerek son kullanıcının gerekse sektör profesyonellerinin yalıtım ürünü seçimini bu farkındalıkla yapması, bu ürünlerin karbon salımını azaltımına olan katkısını bilmesi ve kendisine hem kısa hem de uzun vadede sağlayacağı faydaya odaklanması konusunda da öncü olmaya devam etmek istedik ve bu vurguyu ambalajlarımıza taşıdık” dedi. İzocam Foamboard teras çatılarda, binanın toprak altında kalan duvar ve döşemelerinde yüksek basma mukavemeti (yük taşıma gücü), özellikle toprakta yer alan minerallere ve bitki köklerine karşı dayanıklı olması nedeni ile tercih ediliyor. Yüksek ısı yalıtım performansı sunarak, bugünlerimizi ve yarınlarımızı gözeten İzocam Foamboard, %100 geri dönüştürülebilir ve HBCD içermeyen bir ürün olarak piyasaya arz ediliyor. Kalıcı bir organik kirletici olarak tanımlanan HBCD, polimer ateşlemeyi geciktirmek ve doğabilecek yangın oluşumunu yavaşlatmak için alev geciktirici katkı maddesi olarak kullanılıyor. Polistiren bazlı XPS ve EPS ürünlerde HBCD maddesinin kullanımı, ülkemizde Kasım 2019 itibariyle yasaklanmış durumda. Bu nedenle XPS ve EPS ürünleri alınırken ‘HBCD içermez’ olduğuna dikkat edilmesi gerekiyor. İzocam Foamboard’un da dâhil olduğu İzocam marka tüm XPS ve EPS ürünler, çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde yasaların belirttiği çerçevede üretiliyor. MAN Türkiye, Ankara’daki Tesisi için Fesklima’yı Tercih Etti Y erli üretim ve Ar-Ge’ye verdiği değerle endüstriyel tesislerin ihtiyaçlarına verimli çözümler sunan Form Endüstri Tesisleri, MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş fabrikasının doğal serinlik ihtiyacını FesKlima Evaporatif Soğutma Üniteleriyle karşılıyor. MAN’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olarak 1966 yılında faaliyete geçen ve bugün MAN’ın en büyük ve entegre otobüs fabrikası konumunda olan MAN Türkiye, Ankara’da bulunan tesisi için FesKlima’yı tercih etti. İklimlendirme sektörünün en köklü firmalarından biri olan Form güvencesinde üretilen FesKlima Evaporatif Soğutma Üniteleri, düşük yatırım maliyeti ve minimum enerjiyle maksimum serinletme sağlamasıyla öne çıkıyor. Hava ve suyu kullanarak mekanlarda doğal bir serinlik sağlayan FesKlima, kapalı alanları filtre edilmiş yüzde 100 taze hava ile buluşturuyor.

Haberler 14 TERMODİNAMİK • AĞUSTOS 2022 Systemair Türkiye, Ürünlerinin Yaşam Döngüsü Boyunca Yarattığı Etkileri Belirleyecek D ünyadaki sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 35’ine neden olan iklimlendirme endüstrisinde faaliyet gösteren şirketlerin doğaya karşı sorumluluk üstlenmesi de her geçen gün daha önemli hale geliyor. Üretim süreçlerinde karbon ayak izini minimize etmeyi hedefleyen Systemair Türkiye, bu konuda önemli bir ilke imza atarak YaşamDöngüsü Değerlendirmesi (YDD) çalışmasını kendi sektöründe uygulamaya başlayan ilk firma oldu. Bu çalışma sayesinde ürünlerinin yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerini hesaplayarak temiz üretim gerçekleştirme konusunda hedefler belirleyen Systemair, sürdürülebilirlik yönetimi konusunda başarısını artırarak pazarda rekabet üstünlüğü kazanmayı planlıyor. Systemair, bu metodolojisi konusunda yetkinlik kazanan Ar-Ge ekibinin yanı sıra bu çalışmanın sonuçları sayesinde hangi teknoloji veya prosesin en düşük çevresel etkiye neden olacağını da hesaplayabilecek. Şirket, böylece Ar-Ge ihracatında sektörde adından söz ettirecek. Üretim ve tüketimin artması, sanayi sektörünün hızla gelişmesi, kentleşme ve farklı parametreler, dünyadaki karbon emisyonunu hayati bir konu haline getiriyor. İklimlendirme sektöründeki ürünlerin çevresel etkilerinin değerlendirilmesinin çok kritik olduğunu ifade eden Systemair Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Eroğlu, üretimde karbon ayak izini minimize etmek için yaşam döngüsü boyunca oluşan çevresel etkilerinin hesaplanabilmesinin bir gereklilik olduğunu vurguladı. Şirketin Türkiye Ar-Ge merkezinde uygulamaya aldığı Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (YDD) uygulaması sayesinde veri merkezi soğutma cihazı olan Geniox Tera başta olmak üzere Systemair Grup genelindeki tüm ürünlerin üretim, lojistik ve operasyon süreçlerindeki çevresel etkilerinin hesaplanabileceğini söyleyen Eroğlu, şirketlerin bu sayede Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Yeşil Mutabakat Eylem Planı 2021’e uygun iyileştirmeler yapabileceğinin altını çizdi. Karbon Sıfır Olma Yolunda Hızla İlerliyor Kısaca YDD olarak adlandırılan Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi ile elde edilen sonuçları analiz ederek yeşil dönüşüme uyumlu iyileştirmelerde bulunacaklarını belirten Ayşegül Eroğlu; “YDD; ürünlerin iklim değişikliğine, su, hava ve kara ekosistemine olan etkilerinin hesaplandığı bilimsel ve akademik bir yöntemdir. YDD, ürünlerimizin karbon ayak izi hesaplamasını yapmanın ötesinde tüm yaşam döngüsü boyunca çevreye olan etkisini ölçümleyip raporlamamıza ve gerekli iyileştirmeler yapmamıza aracı oluyor. Üretim ve kullanım aşamalarında yüksek enerji ve ham madde gereksinimi olan süreçleri belirlemeye ve etkilerini hesaplamaya yardımcı olan bu hesaplama metodu, ürettiğimiz ürünlerin çevresel etki seviyesini ortaya koyuyor. Böylece operasyon, lojistik, ham madde tedariki gibi aşamaların hangisinin daha çok çevresel etkiye sebep olduğu kolayca tespit edilebiliyor. Bu hesaplama, üretim süreçlerinin iyileştirilmesi konusunda da ekolojik tasarıma destek olacak verileri sağlayarak dönüşüm süreçlerinde daha yeşil çözümler sunulmasına olanak sağlıyor” dedi. Systemair Ar-Ge Ekibi YDD Yetkinliği Kazandı Systemair Türkiye olarak bu değerlendirmeyi Systemair Grup içinde kendi bünyesinde gerçekleştirebilen tek firma olduklarının altını çizen Ayşegül Eroğlu, bu çözümün Ar-Ge ihracatındaki rolünü şu sözlerle anlattı: “Ar-Ge ekibimiz, İTÜ ile yürüttüğü bu proje için özverili bir çalışma sergiledi ve YDD alanında edindikleri yetkinliği kullanarak yaşam döngüsü değerlendirme çıktılarını firmamızın kullandığı seçim programına entegre etti. Bu proje sonucunda, veri merkezleri için ürettiğimiz Geniox Tera serisindeki ürünlerin kapasite, aksesuar ve eklentileri ile üretim sürecinde yaratılan çevresel etkileri otomatik olarak diğer kapasite ve tüketim bilgileri ile birlikte hesaplıyor ve tüm bu verileri ürün teknik seçim çıktılarında raporluyoruz. Projenin ikinci fazında ise Systemair Grup bünyesinde kullanılan ve müşterimize açık olan ürün seçim programı Airware PRO’da seçilen tüm ürünlerin çevresel etkilerini SimaPro 9.1 yazılımı aracılığıyla EcoInvent veri tabanıyla ilişkili şekilde raporlamayı hedefliyoruz. Kazanılan YDD hesaplama yetkinliği sayesinde 40’tan fazla ham madde ve komponente dair emisyon değerlerini veri tabanına ekledik. Üstelik Systemair’ın faaliyet gösterdiği 52 ülkeye bu mühendisliği Türkiye olarak ihraç ediyoruz. İklimlendirme sektöründe YDD çalışmasını Ar-Ge ihracatı başarısına da dönüştürmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu çalışmanın hem sektörümüze farklı bir perspektif kazandıracağına hem de Türkiye’nin ihracattaki stratejik rolünü güçlendireceğine inanıyoruz.” Systemair ve İTÜ İş Birliği İTÜNOVA Teknoloji Transfer Ofisi iş birliği ve İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu yöneticiliğinde tamamlanan “İklim Dostu İklimlendirme Cihazları Üretimi” projesinin detaylarıyla ilgili açıklama yapan Ayşegül Eroğlu; “İTÜ ile birlikte önemli bir üniversite-sanayi ortak çalışmasına imza atarak YDD çalışmamızı gerçekleştirdik. Bu çalışmamız ile Karbon Ayak İzi ve Su Ayak İzi hesaplamalarını yaptık. YDD çalışmamız sonucunda elde edilen çıktılar üzerinden Geniox Tera ünitesinin etkilerinin iyileştirilmesine yönelik sürdürülebilir ve yeşil çözümleri saptadık. İklimlendirme sektöründe bu hesaplamalar, Türkiye’de ilk kez yapılıyor. Üstelik dünyada sayılı endüstriyel çalışmalardan biri konumunda. Bu başarının arkasında Systemair’ın teknik gücü, İTÜ'nün köklü bilgi birikimi ve deneyimi yer alıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Haberler 16 TERMODİNAMİK • AĞUSTOS 2022 Danfoss’un Polonya’daki Yeni Fabrikası Fosil Yakıt Kullanmıyor teskon+SODEX 2023’ün Tarihi Belli Oldu D I anfoss’un karbon nötr bir gelecek için tasarladığı, elektrikli sistemlerle enerji tasarrufu sağlayan Polonya Grodzisk kampüsündeki yeni fabrikası, fosil yakıt kullanmadan 45 üretim hattını çalıştırabiliyor. Küresel karbon emisyonlarının yüzde 39'una endüstriyel kaynaklı enerji tüketimi neden olurken, Danfoss’un, Polonya Grodzisk’teki kampüsünde yer alan yeni fabrikası karbon nötr bir gelecek için özel olarak tasarlandı. Fabrikanın tüm ısıtma, soğutma, havalandırma sistemleri ve makineleri yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen yeşil enerjiyle çalışıyor, fosil yakıt kullanılmıyor. 13 bin 77 metrekarelik alanıyla Danfoss'un Grodzisk'teki mevcut kampüsünün yaklaşık yüzde 35'ini kapsayan yeni fabrika, şirketi; önümüzdeki iki yıl içinde Grodzisk kampüsünün tamamını karbon nötr hale getirme hedefine daha da yaklaştırıyor. Danfoss Doğu Avrupa Bölgesi Başkanı Adam Jedrzejczak fabrikanın konsepti için; “Aslında en yeşil enerji, kullanmadığımız enerjidir. Bu fabrikada herhangi bir enerji kullanımının arkasında yatan felsefe de bu. Sonuçtan son derece gurur duyuyoruz” dedi. Yeni fabrikada, makinelerin çalışma prensibinden ortaya çıkan ısının tutularak, yeniden kullanılması da dahil ondan fazla enerji tasarrufu formülü geliştirildi. Fabrikanın iklimlendirme sistemi makinelerden gelen ısıyı dönüştürerek, binayı ısıtmak amacıyla kullanılıyor. Bu işlem açığa çıkan sıcak havanın soğuk havayı ısıttığı büyük ısı eşanjörlerinin içinde gerçekleşiyor. Sonuç sıtma, Soğutma, Klima, Havalandırma, Yalıtım, Pompa ve Vana ürün gruplarını tek bir çatı altında toplayan teskon+SODEX, 26-29 Nisan 2023 tarihleri arasında Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi, İzmir'de gerçekleşecek. En son düzenlendiği 2019 yılında 1.788 m² stant alanında, 96 katılımcıyı ağırlayan fuar; 26 ülkeden 6.711 sektör profesyoneli tarafından ziyaret edildi. teskon+SODEX, düzenlendiği her yıl olduğu gibi, 2023 yılında da TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yürütücülüğünde düzenlenecek olan Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresi'ne de ev sahipliği yapacak. ise ücretsiz ve daha yeşil enerji kullanımı. Fabrikanın ısı pompaları ve soğutma grupları da enerji tüketimini azaltmada etkili oluyor. Bu gruplar, hava veya sudan gelen sıcağı ya da soğuğu çekerek, konforlu bir iç ortam sıcaklığı sağlıyor. Ayrıca, gerektiğinde makineleri soğutmak için de kullanılıyor. Danfoss Küresel Hizmetler, Gayrimenkul ve Teknik Danışmanlık Başkanı Martin Oredson Haugaard: “Enerji tasarruflu sistemler son derece etkili ve bu etkisini kanıtladı. Örneğin, binanın ısı eşanjörlü iklimlendirme sistemi, makinelerden kaynaklanan ısının yüzde 83'ünü geri kazandırıyor. Bundan daha iyi bir sonuç olamaz” dedi. Sürdürülebilirliği ‘Core&Clear 2025’ stratejisinin merkezine koyan, Karbondan Arındırma, Döngüsellik ve Çeşitlilik&Kapsayıcılık alanlarında lider pozisyonları alma hedefiyle çalışan Danfoss’un 13 bin 77 metrekarelik alana kurulan yeni fabrikası Danfoss'un Grodzisk'teki mevcut kampüsünün yaklaşık yüzde 35'ini oluşturuyor. Şirketin ayrıca önümüzdeki iki yıl içinde Grodzisk kampüsünün tamamını karbon nötr hale getirme planı bulunuyor. Bu projede de yaklaşım; elektrikli sistemlere geçiş, güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı sayesinde enerji verimliliğine odaklanan yeni fabrikayla aynı olacak.

Haberler TERMODİNAMİK • AĞUSTOS 2022 17 Wilo 2021 Sürdürülebilirlik Raporunu Açıkladı B ina teknolojileri, su yönetimi ve endüstriyel uygulama alanlarına yönelik pompa ve pompa sistem çözümleri sunan küresel bir birinci sınıf tedarikçi olarak 150 yıldır tüm dünyada, 30 yıldır ise Türkiye’de faaliyetlerini sürdüren Wilo, 2021 Sürdürülebilirlik Raporunu açıkladı. Sürdürülebilirlik stratejisiyle hedeflerini belirleyerek önemli uygulamaları hayata geçiren Wilo, 2021 yılında Bilimsel Tabanlı Hedefler Girişimine (SBTI) de katılarak, sürdürülebilirliğe olan bağlılığını bir kez daha vurgulamış oldu. Küresel pazar oyuncusu ve dijital çözüm sağlayıcısı olarak sektörde öncü konumda olan Wilo Grup, yaklaşık 1 milyon 700 bin Euro net satışıyla, 2021 mali yılında yeni bir rekora imza attı. 2025 yılına kadar 100 milyon insana temiz su ulaştırma amacıyla faaliyetlerini yürüten marka, inovatif su altyapı çözüm ürünleriyle yüzde 15 oranında bir büyüme yakaladı. Akıllı atık su ürünlerinde ise yüzde 35’lik bir büyüme yakalayan Wilo Grup, aynı yıl içerisinde 10 bin 696 enerji çözümleri projesine de imza attı. Su teknolojileri alanında dünya genelinde her yıl 10 milyon pompa üreten Wilo, küresel iklim hedeflerine ulaşma amacıyla imza attığı iş birlikleriyle 2021 yılında çok sayıda başarılı projeye ve faaliyete imza attı. İklimdönüşümü alanında Alman Sürdürülebilirlik Ödülünün sahibi ve dünya çapındaki “50 İklim ve Sürdürülebilirlik Liderinden” biri olan marka, küresel iklim hedeflerine ulaşma yolunda çalışmalarını sürdürüyor. Sürdürülebilirliğe etkin biçimde katkıda bulunmayı yükümlülüğü olarak görenWilo, 2025 yılına kadar dünyanın dört bir yanındaki üretim tesislerinde karbonsuz operasyonlar gerçekleştirmek ve referans alınan 2018 yılına kıyasla emisyonları en az yüzde 60 azaltmak için faaliyetlerini yürütüyor. Hem inovatif çözümleriyle hem de sürdürülebilir faaliyetleriyle geleceğe uyumlu bir şekilde çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Wilo Türkiye Genel Müdürü Altuğ Arkaya; “Sürdürülebilirlik stratejilerimizin bir parçası olarak, insanların hayatlarını derinden etkileyecek altı küresel mega trend benimsedik. Globalleşme, akıllı şehirler, enerji sorunu, iklim değişikliği, kuraklık ve dijital dönüşüm. Bu maddelerinin her biri için 2025 yılına kadar belirlediğimiz bir sürdürülebilirlik stratejimiz bulunuyor. Sürdürülebilirliğin stratejik olarak her alanda iyileştirilebilmesi ve devamlılığının sağlanabilmesi için üst düzey yöneticilerimizin kontrolünde yürütülen bir sürdürülebilirlik konseyi kurduk. Bu alandaki kararlarımız konsey tarafından alınıyor. Tümdünyanın odağında olan 2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı kapsamında bizler deWilo olarak iklim liderliğimizi geliştirmek için çalışmalarımızı sunduk. Yaptığımız çalışmalarla şirketimizin karbon ayak izini azaltırken aynı zamanda temiz suya ulaşabilen insanların sayısını da arttırmayı hedefledik. Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu olarak 2025 yılına kadar Wilo olarak ulaşmayı hedeflediğimiz ana maddeler mevcut. Bunlar; karbon emisyonlarını 50 milyon ton azaltmak, iklimden bağımsız üretim sağlamak, yüksek verimlilikle yılda 1,8 terawatt saat enerji tasarrufu sağlamak ve akıllı ürün portföyümüzü yılda yüzde 15 genişletmek” şeklinde ifade etti. “Yeşil Hidrojenin Öncülerinden Olmak İçin Çalışıyoruz” Wilo olarak, hidrojen üretiminde, depolamasında, dağıtımında ve kullanımında küresel bir oyuncu olma hedefiyle çalıştıklarını belirten Arkaya; “Sanayiden ulaşıma hatta ısıtma sistemlerine kadar hayatımızın her alanında yeşil enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Su ve yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanılarak üretilen hidrojen karbonsuzdur ve bu nedenle ‘yeşil’ hidrojen olarak anılır. Yeşil hidrojen, iklimhedeflerine ulaşmak için sadece ideal değil, aynı zamanda gerekli bir çözümdür. Dünya genelinde pek çok ülke bu konuda atılımlar yaparken bizler geleceğe hazırlık olarak şimdiden hidrojen üretimi, depolaması ve nakliyesi için kullanılabilecek ürünler ve çözümler sunuyoruz. Bunlardan, hidroelektrik jeneratörlerini çalıştırmak için ters çalışan pompalar, rüzgar türbinlerindeki soğutma devresi pompaları ve fotovoltaikler için su püskürtme sistemlerinin pompaları ürünlerimizden sadece birkaçını oluşturuyor. Bu süreçte Wilopark’da kurulumunu başlattığımız H2 Powerplant pilot tesisimizi bu yıl içinde devreye sokmayı planlıyoruz. Kısacası biz Wilo Grup olarak geleceğin enerji kaynağının üretilmesi için hazırız” dedi. Azaltılmış Ekolojik Ayak İziyle Güvenli Ürün Nakliyesi Sadece sunduğumuz ürünlerle değil iş süreçlerimizde de önceliğimiz sürdürülebilirlik diyen Arkaya: “Ambalaj çözümlerine sorumlu yaklaşmak, döngüsel ekonominin önemli bir parçası. Bu kapsamda lojistik süreçlerimizde yüzde 100 yeniden kullanılabilir ambalaj kullanmak, hammadde ve çevreye zararlı malzeme kullanımını azaltmak uzun vadeli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Örneğin; yüksek verimli Wilo-Stratos MAXO ürünümüzün 10 yıllık kullanım ömrü boyunca gerçekleştirdiği karbon emisyonunun yaklaşık 0,7 kg’ının ambalaj kaynaklı olduğunu biliyoruz. Bu oran toplu ürün satışlarında baktığımızda kayda değer bir seviyeye ulaşıyor. Bu yüzden biz de bu ambalajların yeniden kullanılabilirliğini, azaltılmasını veya ikame edilmesini ve geri dönüştürülebilirliğini analiz ediyoruz ve yeniden kullanılabilir ambalajlar ile teslim edilen malların payını kademeli olarak en az yüzde 60'a yükseltmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun yanı sıra bütün Wilo tesislerinde döngüsel ekonomi ve israfı önlemek öncelikli hedefimiz. Bu kapsamda da 2025 yılına kadar grup genelinde yüzde 90'ın üzerinde bir geri dönüşüm oranı yakalamak için çalışıyoruz” açıklamalarında bulundu.

Haberler 18 TERMODİNAMİK • AĞUSTOS 2022 Bosch Termoteknoloji Brandverse Awards’tan İki Ödül Aldı B osch Termoteknoloji, dijitaldeki en başarılı firmaları ödüllendiren Brandverse Awards’ta, Veri Analitiği ve Markalı Oyun Deneyimi kategorilerinde iki ödüle layık görüldü. İklimlendirme sektörünün öncü ve lider firmalarından Bosch Termoteknoloji, Marketing Türkiye ve Boom Sonar iş birliğiyle altı yıldır düzenlenen ve bu yıl ilk kez dijital mecralarda en başarılı marka ve projelerin de değerlendirildiği Brandverse Awards’ta iki ödül kazanmanın mutluluğunu yaşadı. Bosch Termoteknoloji, Veri Analitiği Ödülleri’nde markaların 1 Nisan 2021-1 Nisan 2022 dönemindeki medya performanslarını istatistiksel olarak ölçen Sosyal Medya Marka Endeksi Social Brands sonuçlarına göre, İklimlendirme kategorisinde ödüle değer bulundu. Çocuklara enerji tasarrufu bilincini aşılayan “Tasarruf Candır” projesi ise Markalı Oyun Deneyimi kategorisinde jüri tarafından ödüle layık görüldü. “Önce müşteri” yaklaşımı doğrultusunda, müşterileriyle geleneksel ve dijital tüm mecralarda karşılaşarak onlara fayda ve değer yaratmaya odaklanan Bosch Termoteknoloji, “dijital marka” olma hedefine doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Özenle yürütülen sosyal medya çalışmaları, yaratıcı içerikler, istikrarlı kampanya iletişimleri sayesinde müşterileriyle çift taraflı etkileşim imkanı yakalayan şirket, takipçileriyle anlamlı bir bağ kurarak her zaman onların yanında olduğunu vurguluyor. Lennox, -15 °C’de %100 Isıtma Kapasitesine Sahip Isı Pompası Geliştirdi İ klimlendirme sektörünün öncülerinden Form Endüstri Ürünleri’nin lisanslı üreticisi olduğu Lennox firması, özellikle soğuk iklimlerde çok daha verimli çalışan ısı pompası geliştirme projesinin ilk ortağı oldu. Amerika Birleşik Devletleri Enerji Bakanlığı'nın (Department of Energy-DOE) Yerleşik Soğuk İklim Isı Pompası Teknolojisi Yarışması, daha soğuk iklimler için yeni nesil ısı pompalarının geliştirilmesinde üreticilerin, kamu hizmetlerinin ve diğer paydaşların iş birliğini teşvik etmek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatıldı. Lennox International, bu çağrıya yanıt vererek yarışma standartlarını uygun ilk prototipi geliştiren marka unvanına sahip oldu. ABD Enerji Bakanlığı’nın Yerleşik Soğuk İklim Isı Pompası Teknolojisi Yarışması, işletmeleri enerji kullanımlarında daha verimli ve tüketiciler için daha cazip seçenekler sunmaya çağırıyor. Lennox tarafından geliştirilen prototip, verimliliği ikiye katlayarak -15 °C'de yüzde 100 ısıtma; -20 °C ve -23 °C’de ise yüzde 70 ila yüzde 80 ısıtma sağlıyor. Lennox'un prototipinin performansı ve verimliliği, Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı tarafından doğrulanarak destekleniyor. Ünitenin kış boyunca sahada uygulandığındaki performans, verimlilik ve konfor özelliklerini test etmek amacıyla önümüzdeki iki yıl boyunca soğuk iklim bölgelerinde denemelere tabi tutulacak. Daha sonrasında ise 2024 için dağıtım ve ticarileştirme planlanıyor. MEKTES’22, Teknopark Ankara’da Yapılacak MEKTES’22 (Mekanik Tesisat Zirvesi 2022), sektörün önde gelen firmalarının katılımıyla 5 Ekim 2022’de Teknopark Ankara'da gerçekleştirilecek. Mühendis ve Mimar Kadınlar Derneği (MÜKAD) ve Odaklı Grup iş birliği Mekanik Tesisat Müteahhitleri Derneği (MTMD), İklimlendirme Sanayi İhracatçılar Birliği (İSİB) ve TOBB İklimlendirme Meclisi’nin stratejik partnerliğinde gerçekleşecek olan zirvede, “Bina Enerji Performansındaki Açıklar - Tasarımdan İşletmeye Enerji Kayıpları” ana teması işlenecek. Enerji maliyetlerinin artması, sürdürülebilir enerji kaynakları arayışlarının devam ediyor olması ve mevcut enerji kaynaklarındaki azalma, enerji tasarruf önemine her zamankinden daha çok dikkat çekmektedir. Mevcut yapılarda enerji performansı ve enerji kayıplarının önüne geçilmesi için alınması gereken tedbirler ile yeni binalarda tasarıma, uygulama ve işletme aşamasında göz önünde bulundurulması gereken önemli noktalar bu zirvede tüm yönleri ile ele alınacak. MEKTES’22 etkinliğine, inşaat firmaları, mekanik tesisat müteahhitleri, mekanik tasarım ve uygulama firmaları, proje firmaları ile sektörel mal ve hizmet sağlayan firmalar, belediyeler, sanayi kuruluşları, kamu kurumları, sektörel STK’lar, araştırmacılar ve üniversite temsilcileri davet edilecek. Konusunda uzman, çok değerli konuşmacıların katılımı ile gerçekleşecek ve DOSİDER, EYODER, GSN, GÜNDER, TESİDER ve TWRE gibi derneklerin de desteklediği MEKTES’22, binaların enerji kullanımı ile ilgili pek çok detayı ele alacak.

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==